29.06.2017

Tatil


Bayramdan birkaç gün önce Antalya' ya gitmek için yola koyulduk. Kız kardeş ve ikizler bizden önce gitmişti ve hatta teyzemler ve Leblebi' de. Leblebi' den daha evvel bahsetmiştim, teyzemlerin barınaktan sahiplendikleri tazımsı (kırma) dişi yaklaşık üç yaşında bir köpüş. İşin açıkçası kafamda bir türlü kurgu oluştu gitmeden önce. Orada olacaklara orada çözüm buluruz diye düşünüp yola çıkmadan bir kaç saat evvel Efes' i doyurdum. Koca arabanın arka koltuğunu evin salonuna çevirdi. Minderler, yastıklar ( bkz. ortadaki foto) Aslında arabaya alışık Efes nihayetinde bizimle her gün işe gelip gidiyor ama oldukça kısa bir mesafe bu. Biraz tedirgin olmakla birlikte oldukça sakin bir yolculuk geçirdi ve kusmadı. Arabada kusmak köpeklerin kaderidir endişesini direk sildi kafamdan.
Annemin evin önünde arabadan inip dur ben tutayım falan diyene kadar üst kata çıkıp Leblebi' nin havlamalarına aldırmadan onun yemek kabını silip süpürdü, ardından suyunu içip bizim kata geldi. Kızlarla tanıştırmak için kullandığım taze pidenin de yarısını gömdükten sonra dil dışarıda klimanın karşısına dar attı kendini.


Gelene kadar kızlara hayal edemeyeceğim kadar iyi davrandı, Leblebi' nin havlamalarına iç geçirip totosunu döndü ve maması dışında her şeyi ama her şeyi yedi:))




Denizle tanışmasına gelince ilk günü patilerini suya sokarak ve denize uzun uzun bakarak geçirdi.
İkinci gün Alfasının (Koca kişisi) peşinden denize girdi ve yüzebildiğini keşfetti lakin hepimizde heyecandan derin pati dövmeleri oluşturdu:))

Ertesi gün ikizleri yolcu edip plaja gittik ve Efes ' in içindeki ot yiyen ineğe, sinek kovalayan kurbağaya bir de balık eklendi. İnanın abartmıyorum, bir ara  kıyıya yakın giden balıkçı teknesi yönünü değiştirdi. O kadar açıldı, belki selam çaktı:) Ağzında top sürekli denizin içinde gitti geldi. en sonunda topu patlatıp biraz ötemizde en son yıllar önce gördüğüm yöntemle denizin içinde soğumaya bırakılmış karpuzu top zannedip ona doğru fırlayınca tasmasını takmam zorunda kaldık. Bu sefer Bilge denizde yüzerken kıyameti koparttı. Bence aynen şöyle diyordu "Alfa kızı yüzüyor neden ben yüzemiyorummm havvvvvvv" gibi. Bilge kıyamadı çıktı denizden:))

Havalar çok deli ısınınca gitmedik bir daha denize. Dün de döndük. Dönüş yolculuğumuzda güzeldi. Sorunsuz oldu. Ne öğrendim derseniz, fazla endişeli olmamak gerek ve tabi ki köpeğinize güvenmek gerek. Sonuçta biz onun sürüsüyüz ve o bizi gerçekten çok ama çok seviyor.

İyi bakın kendinize ve nolur kapıya en azından bir kap su koyun sokaktaki canlar için...

19.06.2017

Tatil başlayınca


Uzun zaman olmuş yazmayalı. Bu sene yıllardan sonra oruç tuttum yirmi gün kadar, tatili de üzerine ekleyince burayı ihmal ettim. Hafta içi de Antalya yollarına düşeceğiz bayram için. Fırsat bulmuşken bir cee yapayım dedim.
Bu arada yine bir sürü kitap okudum, film izledim. Kitapları yan taraftaki listeye ekledim.

Filmlerden de öyle çok güzel diyebileceğim bir şey yoktu. Bilge'yle birlikte izleyecek filmler bulmaya çalışıyorum bunun da etkisi var sanırım:((

Efes'le ilk uzun yolumuz olacak, bakalım neler yaşayacağız. Denizi görünce ne yapacak çok merak ediyorum. Bilge özellikle bu sabah havayı görünce "Antalya' dan dönmesek" demeye başladı. Cidden gelmeyen bir mevsim var ve insanın ruhunu boğuyor. Antalya iyi gelecek diye düşünüyorum...

Neyse şimdiden iyi bayramlar diliyorum, çok iyi bakın kendinize, sevdiklerinize...